Yüzme bilmeden,
Daha deniz görmeden,
Hiç güneşte yanmadan..
Şimdi ölmek istemem bir kalbi sarmadan,
Aşkı tatmadan daha,
Onla sarhoş olmadan,
Hiç sevişmeden daha..
Şimdi ölmek istemem daha hiç gülmeden,
Çoban yıldızı...
Sen benle kal, çoban yıldızı
Hep benle kal..
Zamanın varsa
Ben hiç kimsem olmadan,
Tepeden tırnağa ona hiç sarılmadan,
Şimdi ölmek istemem kalbine dokunmadan,
Hadi al götür beni hala benimmişler gibi,
Evime yurduma
Taze meyve tatları yağmurlarında,
Çoban yıldızı...
Sen benle kal, çoban yıldızı
Zamanın varsa, biraz daha
Teoman / Çoban Yıldızı
9 Aralık 2010 Perşembe
6 Aralık 2010 Pazartesi
Bu Dalgakıranda

...
dalgakıranlardaki banklarda çıkardı ayakkabılarını. "Bak!" dedi "köprü ışıkları siliyorlar yıldızları, kazıyınca yaldızlarını altlarındaki demir paslı.
ateşe vermeli onları ama her yerde yangın çıkışları."
"herkes" dedi "merak içinde ölümden sonra hayat var mı? diye"
boşuna düşünürler sanki hayat varmış gibi ölümden önce.
aslında derdim; çok gençsin daha "20’yim" dedi "ama ruhum 1000 yaşında"
"kayalar kesti ayaklarımı yine de bir şeyler hissetmek güzel hala bu dalgakıranda tek başıma..."
Teoman / Fahişe
4 Aralık 2010 Cumartesi
2 Aralık 2010 Perşembe
...
sevgili blog, şiddetli ve kısmi ağrılarımın kaynağını geçtiğimiz günlerde doktora giderek öğrendim bu genç yaşta migren denen lanete bulaşmışım ne yazık ki.
bulantılar, ağrılardan uyuyamama, gözümü bile yerinden söküp çıkarma isteği...
ve işin ilginç kısmı ise doktorun yazdığı ilaçların içinden ağrı kesici beklerken, 5475245 tane antidepresan çıkması.
bulantılar, ağrılardan uyuyamama, gözümü bile yerinden söküp çıkarma isteği...
ve işin ilginç kısmı ise doktorun yazdığı ilaçların içinden ağrı kesici beklerken, 5475245 tane antidepresan çıkması.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)