29 Ocak 2011 Cumartesi

fırtınadan korkan adam, daha o tatlı bahar rüzgarlarındayken çekti kendi sonsuz maviliğin içinden...
korktu alabora olmaktan,
korkmuş yine sağ çıkamamaktan...

hiçlik (vol:345435)















yine hiçlik blog,
yine, yeni, yeniden hiçlik...
damarlarımdan ağır ağır akışını ve gidişini hissediyorum hissettiklerimin birer birer.
külkedisi yeniden balkabağına dönüştü.
cinderella olmak benim harcım değildi biliyordum.
ama yine de ben, kırılan cam ayakkabımı yapıştırmayı denemiştim
sabırla, itinayla...

7 Ocak 2011 Cuma

2011

söylediğim, şarkılarda saklı

"Şarkılar yalan! Duyduklarını unut!" dedi adamın biri bir şarkı içerisinde.

9 Aralık 2010 Perşembe

Şimdi Ölmek İstemem

Yüzme bilmeden,
Daha deniz görmeden,
Hiç güneşte yanmadan..
Şimdi ölmek istemem bir kalbi sarmadan,
Aşkı tatmadan daha,
Onla sarhoş olmadan,
Hiç sevişmeden daha..
Şimdi ölmek istemem daha hiç gülmeden,
Çoban yıldızı...

Sen benle kal, çoban yıldızı
Hep benle kal..
Zamanın varsa

Ben hiç kimsem olmadan,
Tepeden tırnağa ona hiç sarılmadan,
Şimdi ölmek istemem kalbine dokunmadan,
Hadi al götür beni hala benimmişler gibi,
Evime yurduma
Taze meyve tatları yağmurlarında,
Çoban yıldızı...

Sen benle kal, çoban yıldızı
Zamanın varsa, biraz daha

Teoman / Çoban Yıldızı

6 Aralık 2010 Pazartesi

Bu Dalgakıranda













...
dalgakıranlardaki banklarda çıkardı ayakkabılarını. "Bak!" dedi "köprü ışıkları siliyorlar yıldızları, kazıyınca yaldızlarını altlarındaki demir paslı.
ateşe vermeli onları ama her yerde yangın çıkışları."

"herkes" dedi "merak içinde ölümden sonra hayat var mı? diye"
boşuna düşünürler sanki hayat varmış gibi ölümden önce.

aslında derdim; çok gençsin daha "20’yim" dedi "ama ruhum 1000 yaşında"
"kayalar kesti ayaklarımı yine de bir şeyler hissetmek güzel hala bu dalgakıranda tek başıma..."

Teoman / Fahişe

4 Aralık 2010 Cumartesi

hiçlik

hiçlik blog,
hiç bir zaman, hiç bir kimse...